UZAKTAN DA YAKIN “SEVGİLİ” ( Rachel CORRİE )

“Olmam gereken yerdeyim anne, ne yaptığımı biliyorum. Burada insanlar savaşa doğmuşlar sanki… insanlar öldürüyorlar burada, evler yıkılıyor. Her şey olağan dışı. Şimdi dönsem Amerika’ya Filistin’i Filistinlilerin yalnız mücadelesini unutamam. Mevcut zulme karşı bir şeyler yapıyor olmak beni huzurlu/mutlu kılıyor.”
“Bazen insanlarla oturup akşam yemeği yiyorum ve sonra anlıyorum ki; etrafımızı saran zırhlı bir askeri aracın birlikte akşam yemeği yediğim (bu) insanları öldürmeye çalışıyor.”
Sevgili,
Seni yazıyorum
Sen çok uzaklarda ve en yakınımdasın
Sevgili,
Seni anlatıyorum;
Güzelliğini, güleçliğini yazıyor anlatıyorum.
Sevgili,
Seni söylüyorum dostlara ne kadar erdemli olduğunu, ne kadar onura düşkün olduğunu;
Öyle ki “onur başkasının da olsa ona can feda derdin”…
Öyle güzeldin ki her davranışın güzelliğe boyanıyordu.
Sevgili,
Seni kaybetmenin yasını tutmadık. Çünkü kazandık beraberce. En çok da sen kazandın;
Sevgimizi, ölümsüz dostluğumuzu, en saf ve en içten dualarımızı.
Senden utanır olduk biliyor musun? Yani seni anınca kendimizden utanır duruma geldik.
Şimdi bu söz üzerine hiç inanmadığın halde;” my god” dediğini duyar gibiyim. Ama nasıl bir imana sahip olduğunu biliyoruz. Senin inanmadığın “kilisenin tanrısı”ydı. Yoksa yaradanı hiçbir zaman yok saymamıştın ve inancını en güzel şahitliğinle ispatladın.

Sevgili,
Senin yokluğunda cemreler oluşturdum.
İlk cemre yüreğime düştü.
Serinletsin dedim yaktı, yakıyor. Nedendir bilmem ama 2003 Mart’ının 16’sıydı düşürdüğüm ilk cemrem. O gün bu gündür ikincisini düşüremedim. Yoksa senin sevginle düşen cemre bir kerelik mi?
Sevgili,
Binlerce kilometre ötelerden gelmiştin;
“Onur ise, insanlık ise söz konusu yaşam teferruattır” ifadesine anlam kazandırmıştın ve böyle diyerek saldırdın korkunun mevzilerine.
Sevgili,
Seni her andığımda gözlerimin iplerini tutamıyorum. Aynen şu an, şu saatte yazarken bunu;
Doluyum direniyorum. Sadece sen direnmeyi esas aldın diye. Yoksa sana gözyaşlarımı çok görür müyüm hiç?
Sevgili,
Se çabuk öğrenmiştin Arapça’yı?
Hani tercüme ederken kahkahalara boğulmuştun;
“ülkendeki kuşlardan ne haber vardır”ı. Sen ebedi “ülkendeki kuşları” kıskandırmak için mi yaptın?
Sevgili,
Seni ilk kez 16 Mart’ta 2003’de kıskanmıştım;
kırmızı gelinliğinle bulutların üstünden geçiyorken gördüm seni. O ne düğündü öyle?
Dünyanın bütün erdemlilerinin katıldığı düğündeydik.
Ama herkes ağlıyordu sana. Oysa en çok ve belki de tek mutlu sendin. İşte o gün bugündür seni kıskanıyorum. Aramızda kalsın ama düğündeki herkes kıskanmıştı,
Sevgili,
Hani döndüğünde bana “aziz dost” sözü verecektin? Hani bana en sevdiğin yemeği yapacaktın?
Sevgili,
Sen sözünde durmadın. Çünkü en hayırlısını bulmuştun. Sana bunun için küskün değilim. Yoksa asla affetmeyecektim sevgili seni…
Sevgili,
Sen en sevgiliye, ennnnnnnn sevgiliye varınca ben “sevgili” derdiyle yanmaya devam ediyordum. Ta ki senin “işte sevgili böyle olur” diyeceğini buluncaya kadar. Görsen sen de seveceksin. Biliyor musun senin yolunun yolcusu “o” da; onur ve insanlık yolcusu. Anlayacağın yine bana bir şey yok.
Sevgili,
Seni 15 Şubat 2003’de Amerikan bayrağını yakarken gördüğümde çok korkmuştum. Görsem de nasihat etsem derdim. Ama gelmedin işte.
Sevgili,
Ben seni beklemeyeceğim;
“Geleceğin yok senin”; iyisi mi ben geleyim artık.
Bulutlardan tünel yap bana, meleklerden yoldaş. Sen bekliyorsan ben yoldayım.
Çünkü yolumun üstündeki her metrekaredesin.
Bütün insanların onuruna düşkündün. İnsanlığın barış içinde yaşamalarının düşkünü.
Ve her zaman mazlumların, mağdurların yanındasın. En yakın, yakından da yakının yanındasın ve hep benimlesin, bizimlesin.
Selam sevgili!
“Sevigli” Rachel CORRİE 1979 yılında ABD’de dünyaya geldi.Uluslararası Dayanışma Hareketi (International Solidarity Movement) üyesi. 24 yaşında Filistinlilerin onurlu mücadelesini desteklemek için Filistin’e gitti.
16 Mart 2003'te üç İngiliz ve dört Amerikalı arkadaşıyla Refah mülteci kampında Samir Nasrallah isimli bir Filistinli'ye ait evin yıkılmasını engellemek için canlı kalkan oldu. Evin yıkılmasını engellemek isteyen 24 yaşındaki Corrie, İsrail buldozeri tarafından ezildi. Arkadaşlarının bağırmasına aldırmayan buldozer sürücüsü Corrie'nin üzerinden iki kez geçti.
Evergreen State College'de sanat dersleri alarak eğitim gördü Üç yıl boyunca gönüllü olarak, ruhsal bozukluğu olan hastalara haftalık ziyaretleri yaptı, destek oldu. Yazar ve sanatçı olmak, barış için çalışmak gibi hedefleri olan Corrie, ABD'nin Irak'ı işgali üzerine; İsrail'in Gazze'de kıyıma girişeceği ve bunun ancak bölgedeki ilgiyi canlı tutmakla engellenebileceğini öngörerek, Gazze'ye uluslararası gözlemci olarak gitmişti.
Dünyanın birçok yerinde Rachel Corrie adına çeşitli anma etkinlikleri düzenlendi, adına yazılan bir oyun, 2006 yılında Londra Playhouse Theatre'da sahnelendi.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder