ortadoğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ortadoğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Suriye'de isyancılara karşı savaşan Türkiyeliler

Mahmut Hamsici
BBC Türkçe

Suriye'de yaşanan gelişmelerin, önemli oranda Arap nüfusa sahip Hatay ve çevresindeki yansımaları son dönemde Türkiye basınında geniş yer buldu.
Bazı basın organları yerel halkın, Beşar Esad yönetimi karşıtı isyancıların Hatay'daki varlığından rahatsız olmasını öne çıkarırken bazılarıysa ortada bir rahatsızlığın değil, Esad yanlılarının kışkırtmalarının olduğunu öne sürdü.
Hatay'da son dönemde gerçekleştirilen iki önemli etkinlik de farklı basın organları tarafından bu iki farklı tavır doğrultusunda değerlendirildi.
25-26 Ağustos'ta Hatay'a bağlı Yeşilpınar Belediyesi tarafından düzenlenen 'Barışa Çığlık' etkinliğiyle, 1 Eylül'deki barış mitingini, kimi basın organları Suriye'deki savaşa tepki olarak kamuoyuna yansıtırken kimileriyse provokasyon olarak aktardı.
Yeni Şafak ve Sabah onu manşetlerine taşımıştı
Bu ikinci kesimdeki basın oranlarından Yeni Şafak ve Sabah gazeteleri, manşetten verdikleri haberlerde 'bu provokasyonları THKP-C (Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi) Acilciler örgütünün lideri Mihraç Ural yürütüyor' iddiasında bulundu.
Bu haberler Hatay’da Suriyeli muhaliflerin sokaklarda karşılıklar çıkardığı ve halın da bundan tedirgin olduğu yönündeki haberlerle, içinde muhaliflere silahlı eğitim verildiği iddia edilen Apaydınlar kampıyla ilgili olarak Türkiye basınında yayımlanan haberleri takiben yayımlandı.
BBC Türkçe'nin Suriye üzerinden telefonla ulaştığı Mihraç Ural, hakkındaki suçlamaları yanıtlamanın yanısıra kendisinin aktif olarak yer aldığını söylediği çatışma alanına ilişkin gözlemlerini ve içinde yer aldığı yeni örgütü Mukaveme Suriye'yi anlattı.

'Lazkiye'deyim, 32 yıldır Hatay'a gelmedim'
Ural, Alevileri kışkırttığı ve Hatay'a gelip gittiği iddialarını yalanlarken, 'Lazkiye'de olduğunu', 32 yıldır da Hatay'a ayak basmadığını, Türkiye'ye dönmek istediğini, ancak hakkındaki soruşturmaların zamanaşımından düşmesini önlemek için sürekli davalar açıldığı için dönemediğini belirtiyor.
Suriye istihbarat teşkilatı El Muhaberat'a yakın olduğu iddialarını da reddeden Ural, "Tam tersine Suriye zaman zaman bize baskı yaptı, 'Türkiye bizim komşumuz, bu topraklardan Suriye'ye zarar veremezsiniz' dedi. Ve biz sorumluluklarımızı üstlenmek için zaman zaman Suriye'nin dış politikasını zorlayan işlere kalkıştık çünkü halkımızı yalnız bırakmayacaktık" diyor.
Ural, Suriye'de rejimin sıkı bir savunucusu izlenimi verdiği konusunda ise, durumun pek de göründüğü gibi olmadığını söylüyor.

Antakya´nın göbeğinde El Kaide parkı - Görüntüler ve Fotoğraflar


El Nusra Cephesi´nin bayrağı
        Türkiye, Hatay’ın Suriye sınırındaki mülteci kamplarının resmen askeri üs olarak kullanıldığını konuşuyor ancak durum sanıldığından da vahim. Apaydın kampının “Özgür Suriye Ordusu”nun kullanımına tahsis edildiği hükümet yetkililerince açıklanırken, El Kaide bağlantılı gruplar da merkez ilçe Antakya’nın göbeğinde elini kolunu sallayarak dolanıyor. Sendika.Org, röportaj için gittiği Antakya Belediye Parkı’nda En Nusra Cephesi’ne bağlı kalabalık bir gruptan bazı cihatçılarla, grubun kullandığı bir evi ve aracı görüntüledi. Cihatçılardan birine ait bellekten çıkan görüntüler Antakya parkında dinlenen “misafirlerin” Suriye’de elde silah çatışan El Kaide bağlantılı gruplar olduğunu ortaya koyuyor

Serçelerin Şarkısı - İZLE

Yapım: 2008 - İran,
Tür: Dram, Komedi,
Süre: 96 dakika
Yönetmen: Majid Majidi, Mecid Mecidi,
Oyuncular: Neshat Nazari, Karman Dehghan, Maryam Akbari, Shabnam Aklaghi, Reza Naji,
Müzisyen : Hossein Alizadeh,
Görüntü Y.: Tooraj Mansoori,
Senaryo: Mecid Mecidi, Mehran Kashani,
Yapımcı: Majid Majidi,
 
2008 yılında Berlin Film Festivalinde en iyi erkek oyuncu kategorisinde Gümüş Ayı ödülüne layık görülmüş olan film , Tahran dışında bir devekuşu çiftliğinde çalışan Amir ve ailesinin etrafında dönüyor. Amir, sorumlusu olduğu çiftlikten kaçan bir kuş sebebiyle işsiz kalır ve işitme engelli kızının işitme cihazını tamir için Tahran'a gider.Hiç beklemediği bir iş kapısı açan şehir , karmaşası ve çeşit çeşit insanlarıyla dürüst ve cömert ve yumuşakbaşlı dünyasını ne kadar etkileyecektir.
Hep batının filmlerini ve dolayısıyla bilinçaltımıza itilen dünya görüşlerini yeterince izledik senelerce. Kuşkusuz İran ve doğu filmlerinin de keşfedilmeyi ve anlaşılmayı bekleyen yönleri var, onların da bize mesajları var, yeter ki kulak verelim. Serçelerin Şarkısı, diğer Majidi filmleri gibi dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir insanın yaşayabileceği insan dolu bir hikâyeyi konu alıyor. Keza yönetmen “Herhangi bir yerde herhangi birinin yaşayabileceği şeyleri anlattım” diyor. Bu film, insanlığın filmi, yani uzun zaman önce batılıların içlerinde ölen, o yığınların altında kangren olup yok olan insanlığın “küçük bir minyatürü..” Büyük şehirlerde unutmaya yüz tuttuğumuz değerlerimizi bize anımsatan, sevgiyi, paylaşmayı ve mutluluğu anlatan bu film kesinlikle izlenmeyi hakediyor... Babilkulesi olarak iyi seyirler dileriz...

Forabandit - DİNLE

Şarkı listesi // track list:
1. neydik biz
2. paur
3. vesionari
4. amor de luenh
5. madem dilber
6. leylam mevlam
7. l’epictafi of simon de montfort
8. dönen dönsün
9. cançion
10. engabiolat
11. dins lo monde
    Oksitanya’da, geçmişi kadar düşüncesine kadar uzanan trubadur şarkıları ile Anadolu’da Alevilik ve Bektaşilik inancını temel alan aşık türkülerinden yola çıkan forabandit, oksitanya, anadolu ve iran coğrafyasından tüm dünyadaki dışlanmışlara selam gönderiyor.
     forabandit derives its music from troubadour songs, which go back to catharist thought in occitania, and the aşık ballads which are based on alevi and bektashi faiths; the group sends its greetings from all the excluded of the lands of occitania, anatolia, and iran to all forabandits in the world.
Sam Karpienia: Mandocello, Vokal - Mandocello, Vocal
Özdemir: Bağlama, Vokal - Baglama, Vocal
Bijan Chemirani: Zarb, Perküsyon - Zarb, Percussion

Erkeksiz Kadınlar - İZLE

Yönetmen: Shoja Azari,Shirin Neshat
Yapım: 2009~Almanya,Avusturya,Fransa
Oyuncular: Bijan Daneshmand,Essa Zahir,Mina Azarian,Navíd Akhavan,Orsolya Tóth
Senaryo: Shoja Azari,Shirin Neshat,Steven Henry Madoff,Shahrnoush Parsipour
Senaryo: Shahrnoush Parsipour
Yapımcı: Shoja Azari,Peter Hermann
Görüntü Yönetmeni: Martin Gschlacht
Biri aldatılmış bir kadın, biri bahtsız bir aşık, biri hayat kadını ve bir diğeri de intiharın eşiğine gelmiş dört farklı kadın... Film, dönemin İran Başbakanı Musaddık'ın devrilip Şah'ın iktidarı devraldığı 1953 yılında ülkenin içinde bulunduğu ortam baz alınarak, bu dört kadının isyan ve baskı dolu hikâyelerini anlatıyor. Yönetmen Şirin Neşat, filminde bu dört kadını sihirli bir bahçede buluşturuyor. Bu bahçe, kimi zaman balta girmemiş bir orman, kimi zaman bir çöl ya da cenneti çağrıştıran büyülü bir doğa harikası. Ama her şekilde bu dört kadının kendilerini güvende hissettikleri, sığınabilecekleri bir ortam. Bir belgeseli andıran içeriğine rağmen güçlü fantastik kareler ve kuvvetli metaforlar sayesinde olağanüstü bir atmosfer yaratan Neşat, filminde umut, çaresizlik, acı ve direnç gibi konulara ağırlık veriyor. Neşat, Şarnuş Parsipur'un aynı adlı romanından uyarladığı filmin yola çıkış noktasını şöyle anlatıyor:
"Bu filmle 1950'lerin İran'ındaki yaşamın, şu ankinden çok daha renkli olduğunu göstermek istedim. Filmde, tıpkı o zamanlar İran'da olduğu gibi, Batılı düşünceye sahip birçok İranlıyı, aynı zamanda dindar insanları, hayat kadınlarını ve bunun gibi birçok farklı örneği görmek mümkün. Yani bugünkü gibi, herkesin dindar olmaya zorlandığı bir hayattan çok daha farklı bir yaşam söz konusu.''

Kertenkele /Marmoulak /The Lizard - İZLE

Yapım: 2004 - İran  
IMDB Puanı: 8.2  
Tür: Aile, Dram, Komedi  
Yönetmen: Kamal Tabrizi  
Senaryo: Peyman Ghassemkhani  
Oyuncular: Parviz Parastui, Bahram Ibrahimi, Shahrokh Foroutanian  
Müzik: Mohammad Reza Aligholi 
Süre: 1 saat 55dakika  
Konusu: Kendi çapında bir hırsız olan Rıza, yattığı hapishaneden molla rolü yaparak çıkmayı başarır. Fakat bu kılık değiştirme işi sandığından da uzun sürünce etrafındakiler ona saygı duymaya başlar. Sonunda küçük bir cemaatin başına geçecek olan hırsız Rıza, bilmediği bu vaaz verme işini, Tarantino’nun Pulp Fiction (Ucuz Roman) filmine kadar getirecektir. İran sinemasından ilginç bir örnek teşkil eden Kamal Tabrizi’nin filmi, rejimle dalga geçen oldukça muhalif bir içerik barındırıyor. Babilkulesi iyi seyirler diler...

Purdestan: Düşmanların her türlü saldırısına yıkıcı yanıt vereceğiz


İran İslam Cumhuriyeti Kara Kuvvetleri Komutanı Ahmed Rıza Purdestan, düşman tehditlerinin sürdüğüne, milletin ve devletin sağduyulu olması gerektiğine değinerek, düşmanın her türlü saldırısına sert ve yıkıcı karşılık verileceğini belirtti.
IRNA’ya konuşan Purdestan “bugün silahlı kuvvetler her türlü tehditle mücadele etmek için kalite, güç ve potansiyel açısından çok üstün konumdadır. Bugün silahlı kuvvetlerin savaş hazırlığı en üst düzeydedir ve ülkemizi tehdit etmek isterlerse kesinlikle bizim karşılığımız daha sert ve yıkıcı olacak” dedi.
Silahlı kuvvetlerin, düşmanların yazılım tehditleri karşısında her zaman hazır olduğuna işaret eden Purdestan “bu tehditlere karşın uzman güçlerimiz çok çaba sarfetti. Şu anda kara kuvvetlerin ihtiyacı olan tüm savunma ve teçhizatlarımız yurt içinde üretilmektedir” dedi.

Hayat (2005) - İZLE

Yapım: 2005 - İran
Tür: Dram
Süre: 85 dakika
Yönetmen: Gholam Reza Ramezani,
Oyuncular: Mohammad Sa\'eed Babakhanlo, Mehrdad Hassani, Ghazaleh Parsafar,
Senaryo: Mojtaba Khoshkdaman, Gholam Reza Ramezani,
Senaryo (Kitap): -
Yapımcı: Mohammed Bagher Ashtiani,
İran filmlerine biraz âşina olanlar, şuna kâni olmuşlardır herhalde;son derece yalın, özgün ve tümevarımsaldır "İran sineması"."Hayat", bu harmanlamanın iyi örneklerinden birisi.
Kısaca konusu: "Yıl sonu sınavlarının olduğu gün, hayat'ın babası rahatsızlanır ve hastaneye götürülür.Annesi, bebeğini de yanında yük edip hastaneye götüremeyeceğinden, bebeğe bakma işini hayat'a bırakır.Ama hayat'ın çok önemli bir sınavı vardır, ne olacaktır ...Binbir güçlükle ev işlerini halletmeye koyulur, çocukla ilgilenir...Sınav saati gelip çattığında, çocuğu emanet edebileceği bir akraba, bir komşu, bir insan arar ama; cahillik, kısmî bağnazlık, onu zorlu bir mücadeleye itecektir.Ama sonunda zafer, hayat'ın olacaktır.Çünkü azim, hayattır.
80 dakika içinde gerçekleşen bir olayı 80 dakikalık filmle anlatmak...

Cennetin Çocukları (Children of Heaven) - İZLE

IMDB Puanı 8.1/10 "Bu Filmi Tavsiye Ediyoruz.."
Yapım:1997 İran
Tür:Aile, Dram, Komedi
Yönetmen:Majid Majidi
Senaryo:Majid Majidi
Senaryo (Kitap):Salman Rushdie
Yapımcı:Mohammad Esfandiari, Amir Esfandiari
Süre:89 dk.
Oyuncular
Mohammad Amir Naji, Bahare Seddiqi, Behzad Rafi, Mohammad-hasan Hosseinian, Masume Dair, Kamal Mirkarimi, Fereshte Sarabandi, Onlineizleyin.blogspot.com, Amir Farrokh Hashemian Filmleri, Dariush Mokhtari, Nafise Jafar-mohammadi
Filmin Konusu
Zohre ve Ali, İran’daki fakir bir ailede yetişen kardeşlerdir. Günün birinde Zohre, sahip olduğu tek ayakkabısını abisi Ali’nin unutkanlığı yüzünden kaybeder. Okula gidemeyen ve ayakkabısı için üzülmekten başka çaresi olmayan Zohre bu durumu ailesine anlatamaz. Çözüm ise yine abisi Ali’den gelir. Ali kendi ayakkabısını, dahice bir yöntem uygulayarak kardeşi ile gün içinde paylaşmanın bir formülünü bulacaktır.
Ortadoğu topraklarında yaşanan gerçek dramların içinden gelen bu film, yokluk içinde küçük şeylerle mutlu olmayı başaran iki küçük insanın hikayesini anlatıyor. Oldukça etkileyici ve imkanlarımızı sorgulamaya iten film 1999 yılında Oscar Ödülüne aday olarak gösterildi. Farklı yerlerden toplamda da 10 adet ödül kazanmış olan bir yapım..iyi seyirler diliyoruz..

Bir Ayrılık (A Separation) - İZLE

IMDB Puanı: 8.6/10
Tür: Dram
Yönetmen: Asghar Farhadi
Oyuncular: Peyman Maadi, Leila Hatami and Sareh Bayat
Müzik: Sattar Oraki
Süre: 2 saat 3dk
Simin, kocası Nader ve kızı Termeh’le birlikte İran’ı terk etmek istemektedir. Nader’in Alzheimer hastası babasını bırakmayı reddetmesi üzerine boşanma davası açan Simin, dava talebi reddedilince anne babasının evine gider. Çocukları ise babasıyla kalmaya karar vermiştir. Nader kızına ve babasına bakması için hamile bir genç kadını tutar; ama bu durum daha fazla soruna yol açacaktır ve hatalar üst üste gelmeye başlar. Tarihin en iyi filmleri arasında boy gösteren ve İranlı usta yönetmen Asghar Farhadi’nin çektiği film etkileyici bir aile dramını yansıtıyor. Bu dramdan yola çıkarak izleyiciye farklı dünyaları anlatan ve aldığı övgüleri hak eden film 2 dalda OSCAR’a aday gösterildi ve 44 adet ödül kazandı. İyi seyirler dileriz..

Mohsen Namjoo (TORANJ) -DİNLE

Mohsen Namjoo Meşhed şehrinde geleneksel yapıdaki bir aile içerisinde büyüdü. Edebiyat ve müziğe olan ilgisi daha çocukluğunda başlamıştı. okuldaki sanat etkinliklerinde aktif olarak rol alıyordu. Daha 12 yaşında iken babasını kaybedince annesi ve abileri onu müzik okuluna göndermeye karar verdiler. Burada Nasrullah Nasehpur tarafından eğitildi. Ailesinin karşı çıkmasına rağmen profesyonel olarak müzik yapmaya karar verdi ve müzik eğitimine Tahran Üniversitesi'nde devam etmek için Tahran'a taşındı. Giriş sınavını kazanmak için bir enstrüman çalmayı bilmesi gerekiyordu. Malî durumu nedeni ile gücü ancak bir sitar almaya yetmişti.
1994 yılında üniversiteye girdi. Burada ağırlıklı olarak müzik ve tiyatro eğitimi aldı. Üniversitedeki klasik öğretim sisteminden memnun değildi. Klasik, geleneksel İran müziği ile yakından ilgilendikten sonra denemelere başladı ve bu geleneksel müziği modern yöntemlerle birleştirip sentez yaptı. Bu çalışmaları bazı kesimler tarafından kabul görmedi ve çok sık zorluklarla ve engellemelerle karşı karşıya kaldı.

Fairuz - DİNLE

Arap dünyasının önemli sanatçılarından biri olan Feyruz’un pek çok şarkısı, Erkin Koray, Ajda Pekkan, Kamuran Akkor gibi sanatçılar tarafından da Türkçe’ye çevrilerek seslendirildi.
Asıl adı Nouhad Haddad olan ancak Feyruz ismiyle tanınan Lübnanlı Sanatçı’nın aile kökleri Mardin’e dayanıyor. Mardinli Wadi Haddad ile Lübnanlı Maruni Liza Alboustani'nin ilk kızı olarak 21 Kasım 1935'te Jabal Alarz'da doğan Sanatçı’nın ailesi Maruni ve  Hıristiyan. Arapça'da Feyruz (firuze) turkuaz anlamına geliyor.
Müziğe okul korosunda başlayan Sanatçı, eski şarkı yazarı ve kompozitörlerden Mohamed Flayfel'in yardımıyla Lübnan Radyosu Korosu'na seçildi ve radyo yönetmeni Halim Elrumi aracılığıyla Assy Rahbani ve Mansour Rahbani kardeşlerle tanıştı.
Şarkı yazarı ve kompozitör olan Rahbani kardeşler, geleneksel Arap şarkılarını ve bazı Batı müziği eserlerini de yeniden düzenliyorlardı. Fairuz, bu tanışmanın ardından Rahbani kardeşlerin çalışmalarını yorumlamaya başladı. Sanatçı’nın ilk çalışmaları geleneksel bir şarkı olan "Elbint Elshalabia"nın (en popüler şarkılarından biridir) yeni bir düzenlemesi ile söz ve müziği Rahbani kardeşlere ait olan "Nehna Wel Amar Jiran"dır.
1955 'ün temmuzunda Assy Rahbani ile evlenen Sanatçı, kocası ile birlikte Beyrut'un kuzeyindeki Antelias 'a taşındı. Fairuz’un 1956 'da Ziad isimli bir oğlu oldu.

Türkiye'nin Suriye'deki Rolü, ABD Çıkarlarına Uygun


Suriyeli stratejisyen Havaş Şahin, Türkiye'nin Suriye'deki rolünün ABD çıkarlarına hizmet ettiğini ileri sürdü.

TürkiyeEhlibeyt Haber Ajansı ABNA- Suriye stratejileri konusundaki bir uzman, Beşşar Esed’in öncülüğünde gerçekleştirilmiş olan tutuklu affı girişiminin, reform çabalarının bir parçası olduğunu beyan etti. Ayrıca, Türkiye’nin Suriye’de oynadığı rolü eleştirerek, “Suriye’deki muhaliflere silah ve fon sağlanmasının arkasında olan Amerika da ülkedeki krizi körüklemektedir” dedi.
Şam Üniversitesi Uluslar Arası Hukuk Profesörü Havaş Şahin, El-Âlem Televizyonu’na vermiş olduğu özel demeçte önemli hususlara değindi:
“Tutukluların arasında da hukuk ihlalleri yaparak gösterilere katılan ve şiddet eylemlerinin bizzat içerisinde olan şahıslar mevcuttu. Bu bağlamda bakıldığında tutukluların serbest bırakılması, tamamen Beşşar Esad’ın inisiyatifiyle gerçekleştirilmiş bir uygulamadır. Ayrıca bu uygulama, Arap Birliği Bakanlar Komitesi’nin Suriye’deki krizi çözüme kavuşturma yolunda sunmuş olduğu taleplere bir cevap niteliğindedir.”
Aslında bu anlaşma, Suriye’nin iç işlerine ve özgürlüğüne müdahalesinin bir göstergesidir. Fakat ülkemizin bu kararları kabul etmesinde yatan temel mantık, barış için yardımlaşmanın kabul edilmesinden başka bir şey değildir.”


Niwemang - Half Moon (Yarım Ay) - İZLE

YENİLENEREK YENİDEN...
Yönetmen : Bahman Ghobadi
Senarist : Behnam Behzadi (co-scenarist) Bahman Ghobadi (writ)
Müzik : Hossein Alizadeh
Yapım : 2006 ~ Avusturya,  Fransa,  Irak,  İran
Oyuncular : Golshifteh Farahani, Ismail Ghaffari, Farzin Saboni, Allah-Morad Rashtian, Hedye Tehrani, Kambiz Arshi, Sadiq Behzadpoor, Reza Haj Khosravi, Mohamad Nahid, Hassan Pourshirazi, Ali Ashraf Rezai, Bahram Zarei
Konu : İranlı Kürt yönetmen Bahman Ghobadi‘nin kurgusal “Kürt Mozart”ı Mamo’nun öyküsünü anlattığı Niwemang (Half Moon-Yarım Ay)’ın somut anlamı ile en renkli karesi. Mamo, oğullarım dediği sanatçı arkadaşları, sanatın ve sanatçının dostu otobüs şoförü Kako ile birlikte, İran Irak sorunu sebebiyle yanlarına gidemediği halkına, Saddam Hüseyin’in devrilmesiyle, 37 yıl sonra ilk kez konser vermek için yola çıkarlar.  Zorlu yolculuklarında, “Onsuz bir hiçiz” dediği şarkıcı Heşo’yu almak üzere 1334 yasaklı kadın sanatçının sürgün edildiği köye uğrarlar. Yukarıda onlarca kadının arbane çalıp şarkı söylediği anı gösteren kare efsanevi sanatçı Mamo’nun köye gelişi üzerine yapılan ayinsel karşılama töreninden.
İyi seyirler...
Ayrıca filmin eşsiz müziklerini dinlemek için tıklayınız.

Nuri Bilge Ceylan ve Seyfi Teoman'a açık mektup: Filminizi Kudüs Film Festivali’nden Çekin! –Filistin İçin İsrail’e Karşı Boykot Girişimi

Sayın Nuri Bilge Ceylan ve Seyfi Teoman,

Yönetmenliğini yaptığınız “Bir Zamanlar Anadolu’da” ve “Bizim Büyük Çaresizliğimiz” filmlerinin 7–16 Temmuz tarihleri arasında bu yıl 28.’si düzenlenen Kudüs Uluslararası Film Festivali’nde gösterileceğini öğrenmekten derin üzüntü duyduk.

9 Temmuz 2005'te 170′in üzerinde Filistinli örgüt, siyasi parti, sendika federasyonu ve kitle hareketi tarafından imzalanan Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar (BDS) Çağrısı, Filistin halkının vazgeçilemez hakkı olan kendi kaderini tayin hakkını kullanması için,

Ortadoğu'yu anlamak - Yılmaz DAĞLUM

Ortadoğu konusunda ahkÂm kesmek birçoğumuza kolay gelebilir. Ancak Ortadoğu'yu anlamak sanıldığı kadar kolay değildir. Hele Ortadoğu konusunda değerlendirmeler yapmak, resmi ideolojilerin halklara yutturmaya çalıştıkları teraneleri aşan şeyler söylemek zordur. Belli bir birikimi, tarihsel-toplumsal özelliklerini, kültürünü bilmeyi; belki daha da önemlisi, Ortadoğulu olarak düşünebilmeyi gerektirir.
Son iki ayda Ortadoğu'da gelişen halk ayaklanmaları için her çevre kendince bir dış kaynak, dış yönlendirici, efendi arayışında. Oryantalist düşüncenin birebir yansımasının sonucudur bu arayışlar. Bunun Türkçeye tercümesi, "Ortadoğulular aşiret-kabile geleneğinden geliyorlar, kendileri için düşünemez, eyleme geçemezler" olabilir. Batılı düşünce kalıplarının bölgeye uyarlanmasından başka bir şey değil bu düşünce biçimi. Mitoloji, Din, Felsefe ve bilimsel düşüncelerin kaynağının bu coğrafya olduğu unutuluyor nedense.

Süryanilerin Müzikal Çığlığı - DİNLE


Süryaniler yaşadıkları coğrafyada kültür anlamında derin izler bırakmış, bugün yeni nesil tarafından pek bilinmeyen kültürel zenginlikleri halen varlığını sürdürmektedir.
Dünya coğrafyası üzerinde bugüne kadar kurdukları bir devlet olmamasına rağmen her türlü şartlar altında kültürel birikimlerini koruyarak günümüze kadar ulaştırabilmiş bir halktır Süryaniler.
Anadolu'nun Solan Rengi, Süryani Halk Ezgileri" albümü her dinleyenin kendi tarihsel, kültürel mirasından belki ortak tınılar da duyabileceği bir çalışma.
Din dışı müziklerinde de genel olarak bölgeye ait enstrümanların zengin biçimde kullanıldığını görüyoruz: Ud, cümbüş, kanun, darbuka, bağlama, keman, davul, zurna. Doğal olarak aynı ve komşu coğrafyada birlikte yaşanılan halklarla ortak kültürel miras, akrabalık ve etkileşim. Kürt, Ermeni, Arap ve Türkler. Ve tabii ki bu halkların müzik kültürleri.
Her dinleyenin kendi tarihsel, kültürel mirasından belki ortak tınılar da duyabileceği, ama özgün ve farklı Süryani müziğinin sesini de hissedebileceği bir müzikalite "Süryani Halk Ezgileri".
Ezgiler, dile geliyor ve diyor ki; "Gel çığlıklarımı dinle.../ Yolculuğundan geri dön. / (Gittiğin) dünya sana bir şey kazandırmaz. / Ancak günahkar ve umursamaz biri olursun. / Gurbette ne yapacaksın. / Kötü genç olma, geri dön. / O sessiz uykularda çığlıklarımı dinle."

İran kontrgerillası Hiwa Tab deşifre oldu

Kürtlere yönelik idam kararları ve Doğu Kürdistan’da halka yönelik baskıları ile gündeme gelen İran rejiminin tıpkı Türkiye’de olduğu gibi JİTEM benzeri bir kontrgerilla örgütlemesine gittiği ortaya çıktı. İstihbaratçılardan oluşan çetenin uyuşturucudan insan ticaretine kadar birçok kirli iş yaptıkları belirlenirken, özellikle Doğu Kürdistanlı çok sayıda Kürt gencini katlettikten sonra üzerlerine gerilla elbisesi giydirerek devletten ‘PJAK gerillası öldürdük’ diyerek ‘kelle başı’ hesabı para aldıkları ortaya çıktı. Bölgede ‘kelle avcıları’ olarak adlandırılan kontrgerilla ekibinin başındaki isim olan Hiwa Tab ise bir yıldan bu yana tutuklu ve idam kararı almasına rağmen rejim tarafından bilinmeyen bir yere götürülerek koruma altına alındı.
Özellikle Kürtlere yönelik‚ ’idam’ kararları ve yine Doğu Kürdistan’da halka yönelik her türlü baskıcı tutumu ile Türk devletinin 90’lı yıllardaki imha politikalarına benzer uygulamaları devreye koyan İran’da kontr-gerilla örgütlemesi olan bir çete deşifre oldu.
Çetenin özellikle Türk devletinin 90’lı yıllar da JİTEM ve benzeri kontrgerilla örgütlemesine benzerliği dikkat çekerken, şu anda tutuklu olan ve hakkında idam kararı verilen çete lideri Hiwa Tab ise rejim tarafından korumaya alınarak bilinmeyen bir yere götürüldüğü belirtiliyor.
Ancak, ‘Kelle avcıları’ olarak tabir edilen çetenin yaptıkları ise hem Kürtler üzerinde estirilen rejim ile işbirliği halinde nasıl bir ‘terör’ estirdikleri ve kullanılan kirli yöntemler ile yüzlerce sivil insanın katledildiğini de ortaya koyuyor. Rejimin bu çeteyi tutuklamasının nedeni ise PJAK’a karşı başarısızlığı ve alınan milyonlarca tümene karşılık rejimin aldatılması oldu.

Suriye´de isyan -Alain Gresh

Arap isyanlarının dışında kalan son ülkelerden biri daha bu isyanlardan etkilenmeye başladı. Libya rejimine karşı hareket geçen devletlerin aldırışsızlığının sürdüğü, Bahreyn´de bu hareketleri bastırma eylemlerinin güçlendiği (ben bu arada bugüne dek hiçbir medyanın değinmediği bir şeye, Bahreyn halkıyla dayanışmaya çağrı yapıyorum), Yemen´de sonuç almak için uğraşıldığı, Ürdün´de gösterilerin arttığı ve sertleştiği bir dönemde, sıra Suriye´ye geldi. Ciddi çatışmalar yalnızca ülkenin güneyindeki Dera kentinde yaşanmıyor; ülkenin çeşitli yerlerine de yayılmış durumda ve onlarca ölü var.

Her şey Dera´da kent duvarlarına yönetim aleyhine slogan yazan birkaç çocuğun tutuklanmasıyla başladı. Çocuklarının serbest bırakılması için koşup gelen anneler polisle karşı karşıya kaldı, bazıları tutuklandı ve görgü tanıklarının ifadelerine göre saçları kesildi. Bu kıvılcım otları tutuşturdu, çünkü otlar iyice kurumuştu.

En iyi Suriye gözlemcilerinden biri olan Joshua Landis, Syria Comment adlı sitesinde şunları yazdı (“Derea: The Government Takes off its Gloves: 15 killed”, 23 Mart 2011): “Dera çok yoksul bir Sünni Müslüman kenti. Suriye için sorun olan her şey bu kentte toplanmış durumda: iflas etmek üzere olan bir ekonomi, aşırı bir nüfus artışı, kötü bir yönetim ve otoriter güvenlik güçleri.”

Suriye örneği özel de olsa (her ülke örneğinin özel olması gibi) bu sorunlar, Arap dünyasının diğer yerlerinde yaşanan sorunlardan çok farklı değil. Ama burada mezhep sorunu, tüm sorunların en endişe verici boyutunu oluşturuyor: nüfusun yüzde 60´ı Sünni ve yüzde 10´u Hıristiyan olmasına karşın ülke Alevi bir azınlık tarafından yönetiliyor -rejim Sünni Şam burjuvazisiyle sıkı bir ittifak kurmuş olsa da. Bu arada bir bölümü Suriye uyruklu olmayan önemli bir Kürt azınlığını da unutmamak gerek.

Landis, Dera´daki gösterilerde şu noktaların altını çiziyor:

Farid Farjad ( SEÇKİLERİ ) - DİNLE

Farid Farjad (Farsça: فرید فرجاد), Fars asıllı ABD vatandaşı keman virtüözü. "Kemanı ağlatan adam" olarak bilinir ve dünyanın en iyi keman virtüözlerinden birisi olarak kabul edilir.
8 yaşından beri keman çalan İranlı bir müzisyen olan Farjad, 1938 yılında Tahran’da doğmuştur. 1966 yılında, Tahran Müzik Konservatuarı'nda klasik müzik üzerine master yapmış, bundan sonraki adımında Tahran Senfoni Orkestrası'nda önemli görevler üstlenmiştir. Fars Halk Müziği birikimine sahip olan Farjad, keman ile Klasik Batı müziği üzerinde de çalışmalarda bulunmuştur. Bu çalışmaları Fars müziğinin gelişmesinde önemli bir yer tutmuştur.
Farjad’ın, yalnızca piyano ve keman kullanarak oluşturduğu Anroozha (O Günler) isminde beş albümden oluşan bir albüm serisi bulunmaktadır. Ayrıca Golha Orkestrası adlı kolektif iki albüm de sanatçının eserleri arasındadır. Bu albümlerde Farjad, kendi deyimiyle doğadaki hüznü notalara dökmüştür. Albümlerinin bu yönde oluşmasının sebeplerinden birisi olarak devrimden sonra ülkesinden uzaklaşması ve ülkesinden uzakta yaşamak zorunda kalmasını göstermiştir.